İnsanoğlu var olan tüm canlılar içerisinde duygusal yaşantısı en canlı ve yoğun olan bir varlıktır. Dalgalanmanın olmadığı bir gün yok belki de. Bu dalgalanmanın oluşmasında çok sayıda faktörler yer alır. Bunların büyük bir kısmı genetik özelliklere bağlı olup kişinin kendi biyolojik ve kimyasal yapısı sonucu ortaya çıkmaktadır. Depresyon gibi bu duygu durumun değişkenliğine yol açan diğer büyük bir neden de çevre ve beslenmedir.

Depresyon; kişinin düşüncelerini, davranışlarını, eğilimlerini, duygularını ve iyi olma hissini etkileyebilecek düşük ruh hali ve aktiviteden kaçınma hali olarak tanımlanabilmektedir (1).

Birleşik Devletler’de 2016 yılında 16,2 milyon insanın majör depresyon tanısı aldığını ve en çok 18-25 yaş arasındaki gençlerin bu hastalıkla mücadele etmek durumunda kaldığını görüyoruz (1).

Depresyon ve Besin

Duygu durum bozukluklarının etiyolojisinde beslenmenin önemli bir görev üstlendiği görüşünü savunan çok sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmaların çok azı insanlar üzerinde yapıldığı için bu mekanizma tam olarak aydınlatılamamıştır (2,3).

Son 10 yıldır yapılan çalışmalar, fiziksel sağlık ile zihinsel sağlığın bir bütün olduğunu gösteriyor. Mesela; beslenmesinde tam tahıl, işlenmemiş et, sebze, meyve gibi sağlıklı besinleri tüketen Avustralyalı kadınlarda anksiyete ve depresyon tanısı daha az konulmuştur (4).

Uyku, iştah gibi görenlerde önemli bir rolü olan serotoninin ruh halini ayarlamada kilit görevi bulunmaktadır.  Nörotransmiter serotonin üretimindeki prekürsör rolü dolayısıyla triptofan varlığı; hem duygudurum hem de bilişsel fonksiyonların işleyişi açısından anahtar bir faktör olarak kabul edilmektedir (5).

Protein bakımından zengin bir diyet beyinde serotonin sentezini azaltırken, karbonhidrattan zengin/proteinden fakir bir diyet ise serotonin sentezini artırır (6).

Yüksek karbonhidrat içerikli gıdaları beyindeki serotonin seviyesini artırarak kişinin zihinsel iyilik halinin artmasına neden olmaktadır. Yeni Zellanda’da genç erişkinlerde karbonhidrat içeriği zengin diyet uygulandığında; katılımcıların daha mutlu ve enerjik hissettikleri bildirilmiştir (7).

Omega- 3 ve Depresyon

Omega-3 çoklu doymamış yağ asitlerinin depresif bozukluklar dahil olmak üzere bazı mental hastalıkların tedavisinde kullanılabileceği gösterilmiştir (8,9,10). Bu özellikleri anti-inflamatuar özelliğine bağlanmaktadır. Bu gözlemlerin genel kabul görebilmesi açısından; omega -3 çoklu doymamış yağ asitleri ile depresif bozukluklar arasındaki ilişki randomize kontrollü çalışmalar ile araştırılmış ve olumlu bir bağlantı tespit edilmiştir (9,10).

Finlandiya’da yapılan bir çalışmada; kadın bireylerde balık tüketimi ile depresyon arasında negatif bir ilişki görülürken erkeklerde böyle bir bağlantı tespit edilememiştir (11). Çin’de yapılan bir diğer çalışmada ise, düşük n-3 yağ asidi seviyesi ile intihar eylemi arasında ters ilişki olduğu gösterilmiştir (12).

Bağırsak-beyin ekseni ile serotonin ve triptofan ilişkileri düşünüldüğünde duygudurum değişikliği ile mikrobiyotanın da güçlü bir bağlantı içerisinde olduğu görülmektedir.  Bu sebepler; diyet hatalarının veya antibiyotiklerin mikrobiyotada oluşturduğu bozuklukların depresif davranışlara neden olabileceği varsayılmaktadır.

Tüm bu kapsamda bakıldığında; zeytinyağı, balık, meyve, sebze, fındık, gibi ürünlerin tüketilmesinin intiharı azalttığı gösterilmiştir. Bununla birlikte; birçok prospektif çalışmada, sağlıksız batı diyeti modeli artan depresyon yaygınlığı ile ilişkili bulunmuştur (13-16).

Su Tüketimi ve Depresyon

Su tüketimi ile depresyon arasındaki ilişkiye de bakmak gerekir. Günlük tüketilen toplam su miktarının duygudurum üzerine etkisine bakılan bir çalışmada; toplam su alımı yüksek olanlarda gerginlik, öfke, şaşkınlık, depresyon ve yorgunluk skorlarının düşük olduğu gösterilmiştir (17).

Sonuç Olarak

Tüm bu veriler irdelendiğinde; mikrobiyota, beslenme ve depresyon birlikteliğinin ayrılmaz üçlü olduğu görülüyor.  Bu üçlü mekanizmanın herhangi birinde meydana gelecek bir sorunun diğer ikisinde de önemli bir problemi ortaya çıkaracağı kaçınılmazdır.  Depresyon hastalarının diyetleri tüm bu veriler dahilinde hazırlanmalı ve bazı besinlerin depresyon için koruyucu rol üstlendiği göz ardı edilmemelidir.

Referanslar

  1. Major Depression. The National Institute of Mental Health. https://www.nimh.nih.gov/health/statistics/major-depression.shtml#part_155033 February 2019
  2. Gandy, J. (2014). Manual of dietetic practice. John Wiley & Sons. Bodnar, L. M., & Wisner, K. L. (2005). Nutrition and depression: implications for improving mental health among childbearing-aged women. Biological psychiatry58(9), 679-685.
  3. Gold, S. S. (2015). Eat your way happy. The mood boosting benefit of food. Yoga Journal.
  4. Strasser, B., Gostner, J. M., & Fuchs, D. (2016). Mood, food, and cognition: role of tryptophan and serotonin. Current Opinion in Clinical Nutrition & Metabolic Care19(1), 55-61.
  5. Prasad, C. (1998). Food, mood and health: a neurobiologic outlook. Brazilian Journal of Medical and Biological Research31(12), 1517-1527.
  6. White, B. A., Horwath, C. C., & Conner, T. S. (2013). Many apples a day keep the blues away–Daily experiences of negative and positive affect and food consumption in young adults. British journal of health psychology18(4), 782-798.
  7. Grosso, G., Pajak, A., Marventano, S., Castellano, S., Galvano, F., Bucolo, C., … & Caraci, F. (2014). Role of omega-3 fatty acids in the treatment of depressive disorders: a comprehensive meta-analysis of randomized clinical trials. PloS one9(5), e96905.
  8. Hennebelle, M., Champeil-Potokar, G., Lavialle, M., Vancassel, S., & Denis, I. (2014). Omega-3 polyunsaturated fatty acids and chronic stress-induced modulations of glutamatergic neurotransmission in the hippocampus. Nutrition reviews72(2), 99-112.
  9. Mischoulon, D. (2011). The Impact of Omega-3 Fatty Acids on Depressive Disorders and Suicidality: Can we Reconcile Two Studies with Seemingly Contradictory Results?. The Journal of clinical psychiatry72(12), 1574.
  10. Timonen, M., Horrobin, D., Jokelainen, J., Laitinen, J., Herva, A., & Räsänen, P. (2004). Fish consumption and depression: the Northern Finland 1966 birth cohort study. Journal of affective disorders82(3), 447-452.
  11. Huan, M., Hamazaki, K., Sun, Y., Itomura, M., Liu, H., Kang, W., … & Hamazaki, T. (2004). Suicide attempt and n-3 fatty acid levels in red blood cells: a case control study in China. Biological psychiatry56(7), 490-496.
  12. Lakhan, S. E., & Vieira, K. F. (2008). Nutritional therapies for mental disorders. Nutrition journal7(1), 2.
  13. Lang, U. E., Beglinger, C., Schweinfurth, N., Walter, M., & Borgwardt, S. (2015). Nutritional aspects of depression. Cellular Physiology and Biochemistry37(3), 1029-1043.
  14. Miyake, Y., Tanaka, K., Okubo, H., Sasaki, S., & Arakawa, M. (2015). Intake of dairy products and calcium and prevalence of depressive symptoms during pregnancy in J apan: a cross‐sectional study. BJOG: An International Journal of Obstetrics & Gynaecology122(3), 336-343.
  15. Miki, T., Kochi, T., Eguchi, M., Kuwahara, K., Tsuruoka, H., Kurotani, K., … & Kabe, I. (2015). Dietary intake of minerals in relation to depressive symptoms in Japanese employees: the Furukawa Nutrition and Health Study. Nutrition31(5), 686-690..
  16. Vashum, K. P., McEvoy, M., Milton, A. H., McElduff, P., Hure, A., Byles, J., & Attia, J. (2014). Dietary zinc is associated with a lower incidence of depression: findings from two Australian cohorts. Journal of affective disorders166, 249-257.
  17. Muñoz, C. X., Johnson, E. C., McKenzie, A. L., Guelinckx, I., Graverholt, G., Casa, D. J., … & Armstrong, L. E. (2015). Habitual total water intake and dimensions of mood in healthy young women. Appetite92, 81-86.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz