Kardiyovasküler sistem hastalıklar (KVH) dünya genelinde ölümlerin en sık nedenidir. Her yıl yaklaşık olarak 17.5 milyon insan bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Bu oran, dünya genelindeki toplam ölümlerin %31’i anlamına gelmektedir. KVH kaynaklı ölümlerin, 2030 yılında 23 milyona ulaşması öngörülmektedir (1). Ülkelere maliyeti oldukça yüksek olan KVH’ın tüm dünyaya yıllık yük yaklaşık 1 trilyon $’dır (2). KVH’ın ortaya çıkmasında çok sayıda risk faktörleri yer almaktadır. Önemli risk faktörleri arasında; sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, obezite, sedanter yaşam, hipertansiyon, diyabet gibi faktörler yer almaktadır. Peki mikrobiyota bunun neresinde?

Mikrobiyotanın doğal halinin bozulması sonucu oluşan duruma genel olarak disbiyozis denilmektedir.  Yapılan çok sayıda çalışma ile; disbiyozisin kronik inflamatuar hastalıklar, obezite, tip 2 diyabet ve non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı gibi hastalıklar arasındaki güçlü bağ bulunmuştur (3 – 5).

Son dönemde yapılan çalışmalarda; mikrobiyota ile kardiyovasküler hastalıklar arasında ilişki olduğu da gösterilmiş ve bu konu üzerinde çalışmalara ağırlık verilmiştir(6).

Bu yazıda; mikrobiyota ile özellikle ateroskleroz ve hipertansiyon üzerine etkileri irdelenecektir.

1) Mikrobiyota ve Ateroskleroz

Aterosklerotik plaktaki bakteriyel ürünlerin, insan ağız ve bağırsak bakterileri ürünleri ile aynı olduğu görülmesi üzerine; bu bakterilerin aterosklerotik süreçte rol alabileceği yönünde görüşler ortaya atılmıştır(7). Yapılan diğer çalışmalar, bu görüşü desteklemiş ve mikrobiyota ile plak stabilitesinin ilişkili olduğu fikri de sağlam bir şekilde kabul görmeye başlamıştır(8, 9).

Yapılan aynı çalışmada aterom plağı olan hastaların dışkılarında Roseburia türünün azaldığı, proenflamatuvar peptidoglikan üreten mikrobiyomların arttığı, antienflamatuar karoten üretiminin azaldığı gözlenmiştir(10).

Yine yüksek yağlı beslenme sonucunda mukozal bütünlükte bozulma meydana gelmektedir. Bağırsak hücrelerinde duvar geçirgenliği ve plazma lipopolisakkarit (LPS) seviyesi artmaktadır. Plazma LPS seviyesindeki artış, bazal enflamasyonun artması ve metabolik hastalıkların oluşmasında etmen olan yolakların aktiflenmesine neden olmaktadır(11).

Ateroskleroz etiyopatogenezinde bir diğer etken de protein ağırlıklı beslenmedir. Diyette bulunan kolin ve fosfotidilkolinin mikrobiyota tarafından metabolize olması sonucu trimetilamin (TMA) oluş maktadır. Trimetilamin karaciğerde trimetilamin oksidaza (TMAO) dönüşür. Plazma TMAO seviyesindeki artış ile aterokleroz riskinin arttığı gösterilmiştir(12). Hatta yüksek TMAO seviyesinin bu hastalarda mortaliteyi artırabileceği bulunmuştur(13).

2) Mikrobiyota ve Hipertansiyon

Yang ve arkadaşlarının fareler üzerinde yaptığı bir çalışmada; hipertansif farelerde frmicutes: bactoriodetes oranının artmış olduğu gösterilmiştir(14).

Bir başka çalışmada ise konu ile ilgili mekanizmaya yer verilmiştir. Bu çalışmalarda; karbonhidrat metabolizması sonucu oluşan kısa zincirli yağ asitleri, bağırsak epitel hücrelerinin duvarındaki iki çeşit G proteinine bağımlı reseptörleri aktiflediği gösterilmiştir.

Bu reseptörlerin aktiflenmesi; leptin seviyesinin artmasına, nöropeptit Y’nin azalmasına ve GLP-1 artışına neden olmaktadır. Bir başka çeşit G reseptörünün aktiflenmesi de propionat ve asetat üzerinden adipogenezin artmasına neden olmaktadır(15).

Böbrek ve kan damarlarının düz kas hücrelerinde bulunan kısa zincirli yağ asitleri reseptörlerinin renin aldosteron sistemi üzerinden kan basıncını etkiledikleri de gösterilmiştir(16).

Tüm bu ilişkilerin kesin nedeni şuan bilinmemektedir ancak konunun aydınlatılması nedeniyle çalışmalar devam etmektedir(17).

Sonuç olarak; bu aradaki sıkı bağa çevresel faktörlerin de etki ettiği düşünülürse; daha az tuzlu beslenmek, sebze-meyve ağırlıklı beslenmek, egzersiz yapmak, doğal yaşam biçimini kabullenmek en doğru seçenekler olacaktır.

Doğal yaşamak şart!

Referanslar
  1. Alwan, A. (2011). Global status report on noncommunicable diseases 2010. World Health Organization.
  2. Fuster, V. (2014). Global burden of cardiovascular disease: time to implement feasible strategies and to monitor results.
  3. Ridaura, V. K., Faith, J. J., Rey, F. E., Cheng, J., Duncan, A. E., Kau, A. L., … & Muehlbauer, M. J. (2013). Gut microbiota from twins discordant for obesity modulate metabolism in mice. Science, 341(6150), 1241214.
  4. Qin, J., Li, Y., Cai, Z., Li, S., Zhu, J., Zhang, F., … & Peng, Y. (2012). A metagenome-wide association study of gut microbiota in type 2 diabetes. Nature, 490(7418), 55.
  5. Abu-Shanab, A., & Quigley, E. M. (2010). The role of the gut microbiota in nonalcoholic fatty liver disease. Nature reviews Gastroenterology & hepatology, 7(12), 691.
  6. Emoto, T., Yamashita, T., Sasaki, N., Hirota, Y., Hayashi, T., So, A., … & Ogawa, W. (2016). Analysis of gut microbiota in coronary artery disease patients: a possible link between gut microbiota and coronary artery disease. Journal of atherosclerosis and thrombosis, 32672.
  7. Koren, O., Spor, A., Felin, J., Fåk, F., Stombaugh, J., Tremaroli, V., … & Bäckhed, F. (2011). Human oral, gut, and plaque microbiota in patients with atherosclerosis. Proceedings of the National Academy of Sciences, 108(Supplement 1), 4592-4598.
  8. Lanter, B. B., Sauer, K., & Davies, D. G. (2014). Bacteria present in carotid arterial plaques are found as biofilm deposits which may contribute to enhanced risk of plaque rupture. MBio, 5(3), e01206-14.
  9. Karlsson, F. H., Fåk, F., Nookaew, I., Tremaroli, V., Fagerberg, B., Petranovic, D., … & Nielsen, J. (2012). Symptomatic atherosclerosis is associated with an altered gut metagenome. Nature communications, 3, 1245.
  10. Patrone, V., Puglisi, E., Cardinali, M., Schnitzler, T. S., Svegliati, S., Festa, A., … & Morelli, L. (2017). Gut microbiota profile in systemic sclerosis patients with and without clinical evidence of gastrointestinal involvement. Scientific reports, 7(1), 14874.
  11. Zhang, Y. J., Li, S., Gan, R. Y., Zhou, T., Xu, D. P., & Li, H. B. (2015). Impacts of gut bacteria on human health and diseases. International journal of molecular sciences, 16(4), 7493-7519.
  12. Tang, W. W., Wang, Z., Levison, B. S., Koeth, R. A., Britt, E. B., Fu, X., … & Hazen, S. L. (2013). Intestinal microbial metabolism of phosphatidylcholine and cardiovascular risk. New England Journal of Medicine, 368(17), 1575-1584.
  13. Tang, W. W., Wang, Z., Kennedy, D. J., Wu, Y., Buffa, J. A., Agatisa-Boyle, B., … & Hazen, S. L. (2015). Gut microbiota-dependent trimethylamine N-oxide (TMAO) pathway contributes to both development of renal insufficiency and mortality risk in chronic kidney disease. Circulation research, 116(3), 448-455.
  14. Yang, T., Santisteban, M. M., Rodriguez, V., Li, E., Ahmari, N., Carvajal, J. M., … & Sahay, B. (2015). Gut dysbiosis is linked to hypertension. Hypertension, 65(6), 1331-1340.
  15. Brown, A. J., Goldsworthy, S. M., Barnes, A. A., Eilert, M. M., Tcheang, L., Daniels, D., … & Pike, N. B. (2003). The Orphan G protein-coupled receptors GPR41 and GPR43 are activated by propionate and other short chain carboxylic acids. Journal of Biological Chemistry, 278(13), 11312-11319.
  16. Miyamoto, J., Kasubuchi, M., Nakajima, A., Irie, J., Itoh, H., & Kimura, I. (2016). The role of short-chain fatty acid on blood pressure regulation. Current opinion in nephrology and hypertension, 25(5), 379-383.
  17. Battson, M. L., Lee, D. M., Weir, T. L., & Gentile, C. L. (2018). The gut microbiota as a novel regulator of cardiovascular function and disease. The Journal of nutritional biochemistry, 56, 1-15.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz